Filistin yönetimi, Avrupa Konseyinin başta Doğu Kudüs'te olmak üzere İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı Yahudi yerleşim faaliyetlerini kınamasını memnuniyetle karşılayarak, bu açıklamaların somut adımlara dönüştürülmesini istedi.Filistin Devlet Başkanı Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Avrupa Konseyinin son zirve toplantısının ardından yayımladığı bildiriyi değerlendirdi.Şeyh, açıklamasında, "Avrupa Konseyinin son zirvesinde yer alan, yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin genişletilmesinin durdurulması, E1 bölgesindeki inşaat ihalesinin geri çekilmesi, Filistin'e ait vergi gelirlerinin serbest bırakılması ve Gazze Şeridi'ne insani yardımların ulaştırılmasının güvence altına alınması yönündeki tutumunu memnuniyetle karşılıyoruz." ifadelerini kullandı.Avrupa'nın uluslararası hukuka ve Filistin halkının haklarına verdiği desteği takdir ettiklerini belirten Şeyh, "Avrupa'nın Filistin halkına ve yönetimine sunduğu sürekli destek ve istikrarın sağlanmasına ve halkımızın beklentilerinin gerçekleşmesine katkı sunan kurumsal reform çabalarına verdiği katkıyı yüksek değerde buluyoruz." ifadesine yer verdi.Şeyh, bu tutumların sahada karşılık bulması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bu tutumun işgalin sona ermesine, 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan iki devletli çözüm ve uluslararası meşruiyet kararları uyarınca bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasına katkı sağlayacak somut ve etkili adımlara dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır."Avrupa Konseyinin sonuç bildirisinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları doğrultusunda İsrail ve Filistin'in yan yana barış içinde yaşamasını öngören iki devletli çözüm ilkesine bağlılık bir kez daha teyit edilmişti.Uluslararası Adalet Divanının (UAD) hukuka aykırı ilan ettiği İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini genişletme adımları, özellikle Filistin topraklarının bütünlüğünü tehdit eden E1 projesi ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin tırmanan şiddetinin iki devletli çözümün fiziki zeminini riske attığı belirtilerek kınanmıştı.Ayrıca BMGK'nin 2803 sayılı kararı çerçevesinde Gazze Şeridi'nde kalıcı ateşkes, insani yardımların engelsiz ulaştırılması, İsrail ordusunun çekilmesi, Hamas'ın gelecekteki yönetimde yer almaması ve sivil idareye geçiş vurgusu yapılmıştı.Filistin Yönetimi'nin kamu hizmetlerini sürdürebilmesi ve seçimlerle demokratik meşruiyetini tazelemesi için İsrail tarafından alıkonulan vergi gelirlerinin serbest bırakılması ve muhabir bankacılık hizmetlerinin devamının hayati önem taşıdığı belirtilmişti.Batı Şeria'da Filistin toprakları gasbedilerek kurulan 365 yasa dışı yerleşim bulunuyorBatı Şeria'nın güneyindeki "Kefar Etzion" Yahudi yerleşim birimi, İsrail'in 1967'de Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ü işgal etmesinin hemen ardından kurulduğu için ilk Yahudi yerleşim birimi olarak kabul ediliyor.
Sonrasında Batı Şeria'da yüzlerce yasa dışı yerleşim yeri inşa edildi.İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now (Barış Şimdi) hareketinin 2024 yılı verilerine göre, Doğu Kudüs hariç, işgal altındaki Batı Şeria'da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, Filistin topraklarını gasbeden İsrailli nüfusu ise 500 bini aşmış durumda.Filistin istatistiklerine göre, işgal altındaki Batı Şeria'da 141 yasa dışı yerleşim birimi ile Yahudi grupların kurduğu ve İsrail yasalarına göre de "kaçak" sayılan 224 kaçak yerleşim noktasında yaklaşık 750 bin İsrailli bulunuyor.
Bunların yaklaşık 250 bini, işgal altındaki Doğu Kudüs'teki 15 yerleşim biriminde yaşıyor.İsrail'in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri ve buraya nüfusunu nakletmesi uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediliyor.


